• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/cem.berberci
  • https://twitter.com/#!/cmbrbrc


                     

cemberberci.com.tr

''Ders alınmış başarısızlık, başarı demektir''

Sağlık Haberleri

HAFTANIN OLAYI (12)

Hepinize iyi hafta ortası…

Yine bir çarşamba günü beraberiz. Bu hafta belki de en yoğun yazı haftası olacak. Birçok satır başı var.

Önce Cuma günü oynadığımız milli maçtan başlıyorum. 90+4’te Arda frikik kullanıyor, çok kötü bir vuruş yapıyor, top baraja çarpıp gol oluyor ve son saniye golüyle kazanıyoruz. Eğer o top baraja çarpmasa ''o vuruş öyle mi yapılır'' diye Arda’ya herkes sayacak, ama gol olunca ''Aslan Arda’’ diyoruz, işte futbolun cilvesi bu.

Ayrıca Salı günü Avusturya ile oynadığımız maçta, aynı Arda bu kez son dakikada penaltı kaçırıyor. Bu kez ''ulan Arda o top öyle ortaya atılır mı'' diyoruz :) Yani anlayacağınız; bizler sadece sonuç üzerine insanları yargılıyoruz. ( Ama ben Arda’nın Kazakistan maçındaki vuruşunu beğenmediğimi o günden beri hep söyledim ) Neyse olan oldu artık.

Bu arada eskiden milli takımın Estonya, Kazakistan, Azerbaycan vb. maçları reytingin az olduğu, izlense de olur, izlenmese de türünden oyunlardı. Şimdi ise; bu tip 3.sınıf ülkelerle oynadığımız maçlar maalesef başa baş geçiyor ve son dakikalara kadar heyecan yaşayıp, ölüp ölüp diriliyoruz.

Futbolla ilgili son olarak şunu söyleyeyim; Fenerbahçe’den Santos, Lugano ve Niang gibi önemli oyuncular gittiler. Onların yerine daha kalitesiz oyuncular geldi. Ancak genel anlamda her giden oyuncunun mevkisine bir oyuncu alındı. Yeni gelenleri uzun vadede göreceğiz bakalım, ne kadar yarar sağlayabilecekler.

Vakıfbank’ın Mustafa Denizli ile çektiği yeni reklamını gördüm. Reklam ortalama 1 dakika falan sürüyor. Abartısız ilk 50 saniyesinde falan Vakıfbank ile ilgili hiçbir şey yok. Son 10 saniyesinde bankadan bahsediliyor. Reklamın içeriğini beğendim ama, kesinlikle bir banka reklamı gibi değil.

İşte o reklam:  http://www.youtube.com/watch?v=lb4rhKHUHbY

''İstanbul’da toplu taşıma nasıl zor kullanılır'' adında başlatılan projede, önce İETT otobüslerinde şoföre para vererek akbil basmak kalktı, tamam buna kabul. Ardından halk otobüslerinde nakit para uygulaması da kalktı, ee hadi bu da kabul olsun. Ama tom’un süresi geçti diye dolum yapmamak, İstanbul Kart’ı sadece akbil gişelerinde satmak, ve daha kötüsü bu akbil gişelerinde 2 tane İstanbul Kart alamamak çok büyük rezillik.

Dün rezilliğin başladığı o sıraya girdim. 2 tane kart almam lazımdı. Baktım sıra bana daha çok var. Önümde en az 40 kişi. Sıranın en önüne uzağım, ama duyuyorum önlerde ne kavgalar çıkıyor. Dedim ki kendi kendime: ''alt tarafı bir kart alacağız, ne geçimsiz milletiz, herkes kavga ediyor''

Önlere doğru gelmemle gerçeği öğrendim: Sıradaki 1 kişi 2 tane kart satın alamıyor. Evet yanlış okumadınız, 1 kişi sıraya girip 20 dakika beklemiş ve sıra kendisine gelmiş ise 2 tane kart almak istiyor ve oradaki görevli ''maalesef efendim aynı anda 2 tane alamazsın, eğer 1 tane daha almak isterseniz tekrar sıraya girmeniz gerekiyor''diyor :)

Ben son zamanlarda hayatımda bu kadar saçma bir şey daha duymadım. Sanki o kartları bedava veriyorlar da 2 tane alamıyormuşuz :) Hem nakit para uygulaması kalkıyor, hem eski akbilleri doldurmuyorlar, hem de 2 tane aynı anda satmıyorlar. Ağlanacak halimize gülüyoruz valla.

Herkese stressiz günler :)

Cem BERBERCİ


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret86031
Teknoloji Haberleri